İzleyiciler

21 Ocak 2017 Cumartesi

NEFES - SARAH CROSSAN KİTAP YORUMU

Nefes. Güzel de olmasa, özgün konulu bir distopyaydı. Kitabı beğenip, beğenmediğimi ben de bilmiyorum. Güzel bir distopyaydı. Evet, konu özgündü. Hatta, konudan da bahsedeyim;

Dünya'da oksijen azalmıştır. Bu yüzden de insanlarımız Koza'da yaşıyorlardır. Koza, devlet tarafından yapılmış mabet gibi bir yerdir. Devlet, Koza'da insanlara parasıyla oksijen verir, ve insanlar burada, Koza'da yaşarlar. Asıllar, yani toplumun zengin kesimi, oksijeni diledikleri gibi kullanabilirlerken, fazladan oksijen almaya parası yetmeyecek olan daha yoksul kesim, diğer adıyla Yedekler, ise oksijenlerini ellerinden geldiğince tutarlı kullanıp hayata tutunmaya çalşıyorlar. Tabii her zaman olduğu gibi burada da, muhalif kısım var. Direniş. Şimdi bunu deyip, buraya bir virgül bırakıyorum.

Bizim karakterlerimiz var. Alina, Quinn ve Bea. Kitabı bu üç kişinin ağzından okuyoruz. Quinn, hükümette büyük bir görevi olan bir ailenin oğlu. Quinn Bey, bir Asıl. Bea Hanım da Quinn Bey'e aşık. Lâkin Quinn, onu çocukluk arkadaşı olarak görüyor. Sadece bu 😶. Quinn, kitabın başında herkesten biraz farklıydı. Yani herkes Yedekler'i aşağılarken Quinn, onlara asla yukarıdan bakmıyordu. Ekstra olarak, Quinn kitapta da kendini gittikçe geliştiriyor. Ancak, bir yere takıldım. Evet, belki bu yüzden bile Quinn'den ve kitaptan soğudum, diyebilirim.

Gelelim o konuya, kitapta yazarın dili, hiç hoşuma gitmedi. Yani, size bir replik söyleyeceğim, kitaptan tiksineceksiniz;
Bu replik Quinn'in arkadaşından, Quinn'e söyleniyor: "Quinn, hâlâ Bea'nın tadına nasıl bakmadığını anlayamıyorum."
Pardon ama, o kız sizin tadına bakacağınız birşey mi? Hadi onu geçtim. Siz nasıl bunu uluorta yerde konuşuyorsunuz? Evet, yanlış hatirlamiyorsam, sokakta konuşurken bunu söylüyordu.

Neyse, gelelim Bea'ya. Kitabın başında, Bea'yla, Quinn'in bir atışmasını- tartışmasını okuyoruz. Bu tartışma, Bea, bir yedek olduğu için bu olay, onun Asıl olması için hayatındaki tek fırsat. Ancak, bu olayı Quinn kazanıyor. Çünkü babası, büyük biri. Üstte de söylediğim gibi, Bea, Quinn'e aşık, ancak bu tek taraflı. Bu yüzden, sadece arkadaş kalıyorlar.


Son olarak Alina’mız var. Grubun tek her şeyin farkında olan insanı. Alina, anne ve babası kaybolduğundan beri kendi ayakları üzerinde durmaya çabalamış bir Direnişçi. Evet, o Koza’daki insanlara uygulanan katı kuralların ve Nefes’in insanları nasıl manipüle etmeye çalıştığının bilincinde. Ve onlara karşı durmak için Direniş’in bir parçası durumuna gelmiş. Tabii Alina, Bea’nın aksine daha sert bir karakter. İdealleri uğruna pek çok şeyi göze alabilir. Buna hayatı da dahil.
İşte yabancı kapak; keşke bunu kullansalarmış. 😕


Neyse, şimdi kitabımızda 3 karakter var. Ve dediğim.gibi 3 karakterin ağzından okuyoruz. . Bu sayede yaşadıkları dünyayı her kesimin gözünden ayrı ayrı, yani farklı bakış açılarıyla, görebiliyoruz. Bence bu kitabın en güzel kısımlarından biriydi. Genelde karakter geçişi olan kitaplarda konudan konuya atlayışta sıkıntılar olur fakat Nefes’te bunu hiç yaşamadım. Olaylar birbirlerine iyi bir şekilde bağlanmıştı. Ancak, kitapta imla hataları falan vardı. Yani, -ki ayrı yazılmamıştı. Ondan sonra, "demicem" gibi konuşma ağzı ile yazılan bazı kelimeler vardı.

Şimdi, kitabın devamını anlatsam "spoiler" olur mu, bilmiyorum. O yüzden devam etmeyeceğim. İyi günler. Kitaba Puanım; 🌟🌟🌟/ ⭐⭐⭐⭐⭐