İzleyiciler

7 Ocak 2017 Cumartesi

SU - BUKET UZUNER KİTAP YORUMU

Gazeteci Defne Kaman bir yaz akşamı bindiği vapurda arkasında hiçbir iz bırakmadan kaybolur. Onu aramakla görevli Komiser Ali Ümit ile arkadaşı Sahaf Semahat kendilerini aniden tuhaf olaylar ve esrarengiz semboller arasında bulurlar. Bir yandan kendi hayatlarını sakatlayan yasak ve tabulara rağmen ayakta kalmaya çalışırken, kayıp gazeteci Defne Kaman’ın peşinde nefes nefese bir maceraya sürüklenirler. Buket Uzuner, SU romanında bütün canlı varlıkları eşit değerde kabul ederek doğayı ve yaşamı kutsayan kadim Türk geleneği Kamanlık’a (Şamanlık) selam ederken, okurları hem eko-feminist bir okumaya, hem de 1000 yıl önce Uygur harfleriyle ön-Türkçe yazılmış olduğu düşünülen (Mutluluk Bilgisi) KUTADGU BİLİG ŞİFRESİ ile zihin oyunlarına davet ediyor.
Kitap Yorumu:
 Kitabın ilk sayfalarında bir tekrar içinde sürükleniyoruz. Bunları sıralarsak; Aşırı Sıcak Hava, Komiserin Tasvir'e olan aşkı, Komiser Ümit Kaman'ın, Defne'yle olan soyad benzerliği vs. Kitapta öncelikle Kamanlık/Şamanlık diniyle ilgili bilgiler öğreniyoruz. Şamanlık dinini araştırmayı "46:Yok Olan" dizisinden sonra bayağı istemiştim. Fakat, bunun için zaman falan ayırmamıştım. Ve bu kitapta da, Şamanlıkla ilgili bayağı derin bilgiler ediniyoruz. Bu konudan güzel bir kitap. Ancak, bazı konularda yazar sıkmıştı. Sahaf Semahat'in kişiliği, bana çok yapmacık geldi. Neden derseniz; bilmiyorum, fakat sanki bir karakter bu kadar eksantrik olamaz. 

Başka bir konu da hep İstanbul sıcağı var, ve bu sıcak dayanılmaz bir sıcaklık. Ancak Ümit Kaman, izin zamanında yine de, işine gidiyor. Bu biraz saçma geldi.

Bir de babaannemiz de çok tuhaf bir insan. Hatta ben, Umay ve Semahat'i shipliyorum.

Şimdi sorarsanız Ümit Komiser, neden sevdiği Tasvir'e kavuşamıyor, diye çok saçma ama söyleyeyim. Ümit'in dini mezhebi, Tasvir'in ailesinkinden farklı diye. Evet çok saçma gelmişiz bu döneme. Kaldı mı böyle şeyler yahu!



Instagram: @bookingbad YouTube: Booking Bad